6,780,960,507
# All you need is ''one''

Yankılar,Sessizlik,Sabır ve Zerafet...
Yankılar,yüzleşmek zorunda kaldığımız gerçeklerin ta kendisi
Sessizlik, Zor bi günün ardından gelen kaçınılmaz son..
Sabır ,sahip olmak zorunda hissetiğimiz bi yardım eli..
Zerafet,sebepsizce görmezden geldiğimiz,üzerine gitmekten kaçındığımız bi ihtiyaç
Ne var biliomusunuz ?
Başınıza kötü bişi geldiğinde bunun sadece sizin başınıza gelebileceğini düşünüosunuz..
Başkaları her zaman önemsiz durumda kalio..
Kendi hayatlarınızda sıkışıp kalmaktan öteye gidemiosunuz..
Başkalarını sadece sizin hakkınızda yorum yaptıklarında hatirliosunuz..
Onlara göre kendinizi deiştirmeye çalişio,Onların mükemmel anlayışını aynen uygulamaya çalişiosunuz
Ama ''başkaları '' da gerçekten kötü bişiyler yaşayabilio..
Dram hayatın her anında bizimle..
Bunun farkına vardığınızda herşey yaşanmış bitmiş oluyo..Herşey için çok geç oluyo..
Ne sabır ne yankılar ne sessizlik nede zerafetin yardımcı olacağını anliosunuz sonra..
***
Dünya sadece sizin için dönmüo..
Bi yerlerde insanlar hayal kırıklıkları yaşio,bişiler için umutlanio,acı çekio,Kendileriyle yüzleşmeye çalişio..
Eğer ''anlar'' önemliyse,bi bütün olarak hepinizin yaşadığı anlar önemli olmalı..
Başkalarının ''anlarından'' tecrübe etmelisiniz..
Bencillik günü kurtarmak için yeterli değildir..
Önce bunun farkına varın lütfen..
## Foo Fighters - Home
Üzerinde düşünülmesi ve tekrar tekrar dinlenilmesi gereken bi şarkı kesinlikle..
Albert Camus şöyle yazmış:
''Kutsanmış kalpler incinebilir fakat asla kırılamazlar.Ama şu var, Kırılma olmazsa,iyileşme de olmaz..İyileşme olmazsa,ders alınacak bir şey de olmaz..Ders alınacak birşey olmazsa,mücadele edecek birşey de olmaz.Ama mücadele hayatın bir parçasıdır.Yani tüm kalpler kırılmalı mıdır? ''
* * * * * * * * * * * *
Tüm Kalpler kırılmalımıdır bilmiyorum ama mücadele edicek bi sebep uğruna bunu göze alanlardan değilim..
Albert Camus'a büyük ölçüde katılıyorum..Ama kutsanmış kalpler sadece incinmekle mi kalır?
Hiç sanmıyorum..
Mücadele edicek gücü de kendimde bulamıyorum :)
''Kutsanmış kalpler incinebilir fakat asla kırılamazlar.Ama şu var, Kırılma olmazsa,iyileşme de olmaz..İyileşme olmazsa,ders alınacak bir şey de olmaz..Ders alınacak birşey olmazsa,mücadele edecek birşey de olmaz.Ama mücadele hayatın bir parçasıdır.Yani tüm kalpler kırılmalı mıdır? ''
* * * * * * * * * * * *
Tüm Kalpler kırılmalımıdır bilmiyorum ama mücadele edicek bi sebep uğruna bunu göze alanlardan değilim..
Albert Camus'a büyük ölçüde katılıyorum..Ama kutsanmış kalpler sadece incinmekle mi kalır?
Hiç sanmıyorum..
Mücadele edicek gücü de kendimde bulamıyorum :)
02:04
Placebo ''Without you i'm nothing.'' Albümü eşliğinde yazıma başlamış bulunmaktayım..
Dinlediğim albüme bakılırsa son derece depresif bi yazı olucak gibi duruyo ama ne olur bilemiorum :)
Son günlerde hayatımızı ne kadar kontrol edebildiğimiz konusunda düşünüyorum..Tesadüfler mi yoksa kendimiz mi bazı şeylerin olmasına sebep oluyoruz.?
Şansımızı kendimiz mi yaratioruz? Yoksa bazı şeyler sadece bi tesadüften mi ibaret ?
Ya da şans denen şey de hayatın adaletsiz kısmını temsil eden sıradan bi olgu mu :)
Sorular sorular sorular..
Bugünlerde Karmaya inanmak istiyorum..
Çünkü biz bu dünyaya ne verirsek aynı şekilde karşılığını alıyoruz.İyi veya Kötü..Herşekilde.
Bunu 1-2 günde çok daha iyi anladım ..
Bi gün gerçek anlamda çok mutlu olacağıma inanmak istiyorum..
Belki bu şekilde karma olayı devreye girer ve herşey yoluna girer..:)
##
Ayrıca takıntı moduna gittiğim Peyton Sawyer hakkındada bikaç bişi söyleme gereği duyuyorum.Peyton'u neden seviyorum biliyomusunuz ? Çünkü başına kötü bişi geldiğinde bunun üstesinden gelebilme gücünü kendi içinde bulabilio.Her seferinde küllerinden doğmayı bi şekilde başarabilio.Ne yaşarsa yaşasın ,insanlar ne sıklıkta terkederse terketsin bu durumu bi şekilde atlatablio..Peyton Sawyer benim için bi yol gösterici..Bi rol model..
Belki de onun yaşadıklarından tecrübelerinden bişiler öğrenmek beni rahatlatio..
##
02.22 - without you i'm nothing ##
Placebo ''Without you i'm nothing.'' Albümü eşliğinde yazıma başlamış bulunmaktayım..
Dinlediğim albüme bakılırsa son derece depresif bi yazı olucak gibi duruyo ama ne olur bilemiorum :)
Son günlerde hayatımızı ne kadar kontrol edebildiğimiz konusunda düşünüyorum..Tesadüfler mi yoksa kendimiz mi bazı şeylerin olmasına sebep oluyoruz.?
Şansımızı kendimiz mi yaratioruz? Yoksa bazı şeyler sadece bi tesadüften mi ibaret ?
Ya da şans denen şey de hayatın adaletsiz kısmını temsil eden sıradan bi olgu mu :)
Sorular sorular sorular..
Bugünlerde Karmaya inanmak istiyorum..
Çünkü biz bu dünyaya ne verirsek aynı şekilde karşılığını alıyoruz.İyi veya Kötü..Herşekilde.
Bunu 1-2 günde çok daha iyi anladım ..
Bi gün gerçek anlamda çok mutlu olacağıma inanmak istiyorum..
Belki bu şekilde karma olayı devreye girer ve herşey yoluna girer..:)
##
Ayrıca takıntı moduna gittiğim Peyton Sawyer hakkındada bikaç bişi söyleme gereği duyuyorum.Peyton'u neden seviyorum biliyomusunuz ? Çünkü başına kötü bişi geldiğinde bunun üstesinden gelebilme gücünü kendi içinde bulabilio.Her seferinde küllerinden doğmayı bi şekilde başarabilio.Ne yaşarsa yaşasın ,insanlar ne sıklıkta terkederse terketsin bu durumu bi şekilde atlatablio..Peyton Sawyer benim için bi yol gösterici..Bi rol model..
Belki de onun yaşadıklarından tecrübelerinden bişiler öğrenmek beni rahatlatio..
##
02.22 - without you i'm nothing ##
No Good
Posted on at 8/24/2009
by
StigmataDiaboli
Yazdıklarımı kim okuyo bilmiyorum ama şunu merak ediorum '' Hiç yolunuzu kaybettiğinizi hissettiğiniz anlar oldu mu.?''
Tüm kapıların kapalı olduğu..Tek bir çıkış noktası bile olmayan..
Son zamanlarda bunu sıklıkla hissetmeye başladım..İşler senin etrafında kontrol dışı gelişmeye başlio ve sen buna müdahale bile edemiosun.
Bazen bi şekilde kontrol edebilmek istiosun ama yüzüne gözüne bulaştiriosun..
İnsanlarla bazı şeyleri paylaşmak istiosun ama onların tek söyledikleri şey ''herşey düzelicek'' oluyo..
Ama bilmek istediğin şey bu değil belki de..
Önemli olan '' Nasıl düzelicek''..Yol gösterici ariosun bi yönden..
Alışkanlıkların girio devreye sonra..
Alıştığın kişiler,Alıştığın durumlar,rutinler,olaylar..
Onların hayatlarından çıkışlarına seyirci kalma ihtimali olması deli edio seni..
''Kimse beni anlamio'' modundaki ergenlk triplerine bağliosun bi süre sonra..
Saçma olduğunu düşünüolar ama ''böyle'' başka bi şekilde ifade edemiosun..
Bazı düşünceler falan belirio..:
''Keşke hep çocuk kalsaydım '' falan diosun..
Çünkü büyüdükçe zorlaşio bazı şeyler ,sorumlulukların ve bunların getirileri götürdükleri falan girio işin içine..
Dünyaya bakış açın değişmeye başlio ..
Ama sen bencilce herşeyin değişmesinden dert yaniosun..
Kendinle çelişiosun bi yönden..
Ama tek çelişkin bu olsa diosun kendi kendine..
Gecenin 3nde bi sürü ayrıntı gelio aklına mesela bide..
Bi çok şey farklı olabilirdi gibi gelio..
Yavaaştan yolunu nasıl kaybettiğini anlamaya başliosun..
Sonra çok da takmaman gerektiğini falan düşünüosun..Ama bunu eyleme dökücek kadar güçlü deilsin o ayrı..
Saat 3.20 falan gibi nerden çıktığını anlamiosn ama şu sözler takilio diline '' Maybe tomorrow i'll find my way home ''
Evet evet umutlu olmalısın bak.Çakma Polyanna'lar sana ne tembih etmişti..Bu sefer onları dinlemeye çalışmalısın.Kendi kafanın dikine gitmen bi boka yaramadı belki çözüm onlardadır bu sefer..
Ooof Delirdinmi yahuu.Bu saatte işin gücünmü yok
Hadi tak kulaklıklarını aç bi '' Stay Away Me'' gir yatağa dinle sabaha kadar.
Sorunlu ergen seniii :P
# Kate Voegele - No Good
Tüm kapıların kapalı olduğu..Tek bir çıkış noktası bile olmayan..
Son zamanlarda bunu sıklıkla hissetmeye başladım..İşler senin etrafında kontrol dışı gelişmeye başlio ve sen buna müdahale bile edemiosun.
Bazen bi şekilde kontrol edebilmek istiosun ama yüzüne gözüne bulaştiriosun..
İnsanlarla bazı şeyleri paylaşmak istiosun ama onların tek söyledikleri şey ''herşey düzelicek'' oluyo..
Ama bilmek istediğin şey bu değil belki de..
Önemli olan '' Nasıl düzelicek''..Yol gösterici ariosun bi yönden..
Alışkanlıkların girio devreye sonra..
Alıştığın kişiler,Alıştığın durumlar,rutinler,olaylar..
Onların hayatlarından çıkışlarına seyirci kalma ihtimali olması deli edio seni..
''Kimse beni anlamio'' modundaki ergenlk triplerine bağliosun bi süre sonra..
Saçma olduğunu düşünüolar ama ''böyle'' başka bi şekilde ifade edemiosun..
Bazı düşünceler falan belirio..:
''Keşke hep çocuk kalsaydım '' falan diosun..
Çünkü büyüdükçe zorlaşio bazı şeyler ,sorumlulukların ve bunların getirileri götürdükleri falan girio işin içine..
Dünyaya bakış açın değişmeye başlio ..
Ama sen bencilce herşeyin değişmesinden dert yaniosun..
Kendinle çelişiosun bi yönden..
Ama tek çelişkin bu olsa diosun kendi kendine..
Gecenin 3nde bi sürü ayrıntı gelio aklına mesela bide..
Bi çok şey farklı olabilirdi gibi gelio..
Yavaaştan yolunu nasıl kaybettiğini anlamaya başliosun..
Sonra çok da takmaman gerektiğini falan düşünüosun..Ama bunu eyleme dökücek kadar güçlü deilsin o ayrı..
Saat 3.20 falan gibi nerden çıktığını anlamiosn ama şu sözler takilio diline '' Maybe tomorrow i'll find my way home ''
Evet evet umutlu olmalısın bak.Çakma Polyanna'lar sana ne tembih etmişti..Bu sefer onları dinlemeye çalışmalısın.Kendi kafanın dikine gitmen bi boka yaramadı belki çözüm onlardadır bu sefer..
Ooof Delirdinmi yahuu.Bu saatte işin gücünmü yok
Hadi tak kulaklıklarını aç bi '' Stay Away Me'' gir yatağa dinle sabaha kadar.
Sorunlu ergen seniii :P
# Kate Voegele - No Good
Sometime when you care about someone alot you just know you will make some kind of mistake and you end up losing the person you care the most about but if your lucky you might get a second chance.
:x
Posted on at 8/17/2009
by
StigmataDiaboli
I just... what happened to us?
You know? I don't know who I am anymore.
Or how I got here.
I miss who I used to be.
I wanna have a home again, ya know?
And real friends. You know, the kind of friendships we used to believe in.
I miss that.
And I miss you.
I guess I just miss all of it.
You know? I don't know who I am anymore.
Or how I got here.
I miss who I used to be.
I wanna have a home again, ya know?
And real friends. You know, the kind of friendships we used to believe in.
I miss that.
And I miss you.
I guess I just miss all of it.
Önce renkler yoktu,sonra tekrar renkler oldu,şimdi herşey gri.Karanlık ve aydınlık arası.Eskiye dönüş aşaması..
Hayal kırıklıkları,pişmanlıklar,Hatalar..
Bi şarkının sözlerinin aklından çıkmaması..O sözlerin yaşanmış anlarla bütünleşmesi..
''It's not a hurry that we're in
It's the pollen.
It's the spring.
I can't make me love you
And you can't make me either
Patience, I need it
I can't make me love you ''
Hayal kırıklıkları,pişmanlıklar,Hatalar..
Bi şarkının sözlerinin aklından çıkmaması..O sözlerin yaşanmış anlarla bütünleşmesi..
''It's not a hurry that we're in
It's the pollen.
It's the spring.
I can't make me love you
And you can't make me either
Patience, I need it
I can't make me love you ''
Çalan Şarkı : Radiohead - Paranoid Android
Bişiler deişio ama deişenin ne olduğu hakkında hiçbi fikrim yok.
Belki de ben deişiorum.Hiçbişiye anlam veremiorum.
Özellikle insanlara..
Bişiler deişio ama deişenin ne olduğu hakkında hiçbi fikrim yok.
Belki de ben deişiorum.Hiçbişiye anlam veremiorum.
Özellikle insanlara..
People Always Leave..
Hiç olmadığı kadar hissederek söylüyorum bunu..
İnsanlar hep terkeder..İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder...
Hiç olmadığı kadar hissederek söylüyorum bunu..
İnsanlar hep terkeder..İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder.İnsanlar hep terkeder...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)