What I'm listening now: Gary Jules - Mad World

Çok değiştin.Son günlerin popüler repliği bu.
Evet kabul ediyorum oldukça değiştim.Hatta bazen bu benmiyim dediğim oluyor.
Bu değişimden memnun olanlar var,hoşlanmayanlar var.
Ama değişen benim.Etrafımdaki insanlara bakış açım hala değişmedi.
Belki kendimdeki değişim herşeye farklı yansio..Ama böyle olmak zorunda.
Çünkü her seferinde dağılmaktan,bunalım ruh hallerinden çok sıkıldım.
Şebnem Ferah'ın da dediği gibi çok düştüm çok yaralandım ama aklım hayatta.
O hayatı dolu dolu yaşamak için önce kendime değer vermeliyim.
Evet artık öyle yapiorum.Eskiden biçok şeye kendimden çok değer veririrdim.
Ama sen kendine değer vermiosan karşındaki hiç vermio bunu anladım.
Mutlu olmak kendi elimde.
Çok geç anladım bunu ama zararın neresinden dönersen ..

What I'm listening now: Like a Stone - Chris Cornell


2 gün öncesi yazdığım yazının üstünden günler geçmiş gibi..Bu kadar kısa bir zamanda yine yoğun şeyler yaşadım,yaşıyorum.Şikayet ettiğim monotonluktan eser kalmadı.

İyi mi kötü müyün bilmiyorum.Uzun zaman önce hisettiğim 'kendi hayatımı başkasının hayatı gibi uzaktan izlio' durumu yine başladı.Etrafımda bişiler dönüo ben bi sürü şey yaşiorum ama kontrol edemiorum.Hissiz gibiyim sürekli bi boşluk hissi.Bişileri düzeltmeye,boşlukları doldurmaya çalışıyorum ama doğru bi şekilde mi yapiorum,herşeyi berbat mı ediyorum bilmiyorum.Çok çok çok karışığım zaten.

What I'm Listening Now : La Bohème - Charles Aznavour


Charles Aznavour şarkıları gibi ,yaz gecelerinde dinlemesi ayrı bi keyif veren şarkılar olduğunu düşünüyorum.Bu sıralar ilginç şeyler oluyo.Gelişen bi olay falan yok ama fazla umutluyum mutluyum huzurluyum.Öyle işte.Belli bişi de yok dediğim gibi.Umarım herşey güzel olur bu şekilde devam eder.İzmirdeki son 2-3 haftam sonra kısa süreliğine eve falan gidicem sonra tekrar dönücem.

What I'm Listening Now : # Prayers For Rain - The Cure


Müzik..6 Eylül..Karanlık..The Cure..Dağınık oda..Depresif Mod..Konser planları..



What I'm Listening Now : # She Has No Time - Keane





Beklemediğim bi anda en yakın arkadaşlarımdan birinden küçük mutluluklar hakkında bi soru geldi.Aslında bi an durdum düşündüm.Basit gözüken şeyler,Anlar,Küçük şeyler..Üzerinde düşünülmesi gereken bi soru kesinlikle..Ne yalan söyliim birden bu soruyu duymak şaşırttı..Sanırım benim çoğu güzel anım zaten basit gibi gözüken şeylerin üstüne kurulu.Çünkü duygularımı çok yoğun yaşıyorum.Oldukça küçük şeylerden mutlu olabiliorum.Gerçi bunu da zamanla öğrendim.Hayatımın büyük bi bölümünü bunalım modunda geçirmiş biri olarak son bir iki yıldır olduğum kişiden gurur duyuyorum.Mutlu olmak istediğin sürece bi sebep bulunuyo zaten.






***

Saat 03:31.Oda oldukça dağınık bi halde.Son derece dağınık bi insan olduğumdan gözüm yadırgamadı aslında.Dünya üzerinde kendimi bu odada olduğu kadar rahat hissedebileceğim çok az yer vardır heralde..Posterler,masa,sarı duvarlar,müziğim.Güven ve huzur verio.